1.11.11

Ben, hep o birine benzettiğiniz yabancıyım.

Çok saçma bir şey oldu bugün. Sigara almaya çıktım sabah. Dönüş yolunda iki teyze üstüme üstüme yürüdü. Biri kolumdan tuttu kendine çevirdi beni. "Hebele höbölö nereye gidiyon gı selamsız geçiyon..." Şok! O hebeleler de yöresel bir ağız sebebiyle anlaşılamayan cümle başı. Sonra baktı benden ses yok, "Sen Elif değil misin?" diye sordu. Şok şok! Ebenin ki dedim tabii içimden. O kadar mı ambale oldum da hatırlamıyorum insanları? "Pardon, çıkaramadım sizi?" Teyze tanımıyom ben seni yea. "Bilmem kimin kızı değil misin sen?" Oh, şükür, değilim tabii. Topukladım hemen. Korktum abi, karı neredeyse üstüme çıkacaktı. İnsan tanıdıklarına böyle yapar mı ya...

Yabancı birinin ismini % kaç ihtimalle tutturabilirsiniz ki başka biriyle karıştırırken? Gerçi Elif yaygın bir isim. Neyse, anlatayım dedim. Unutmamak için buraya yazdım ya da. Yaladım. Çav bela.

18.10.11

Sonra... Sonra kış geldi işte.

Kahve-kitap, kedi-battaniye sezonunu açmış bulunuyoruz. Kış gecelerinin en güzel yanı, sıcacık yatağınızın içine kıvrılıp kendinize ayıracak bol bol zamanınız olması. Evsiz değilseniz tabii ama şimdi demagoji yapacak halim yok; çözüm bulamadığım şeyler hakkında düşünmekten sıkıldım. Sadece yaşamak istiyorum artık.

Ve uzun şeyler okumayı sevmeyenler için yazı burada son buldu. Kalan sağlar, aşağıdan devam edebilir.

Her günümü "belki yarın daha iyi olur," deyip bitiriyorum ben. Sen nasıl baş ediyorsun hayatla, bilemiyorum okuyucu, ben umudumu yitirmemeye çalışıyorum. Gerçi Nietzsche Amca'nın şu sözüne de bayılırım: Umut en büyük kötülüktür çünkü işkenceyi uzatır. Eh, bazen içinden çıkılmayacak kadar karamsarlığa gömüldüğüm de oluyor. Yanlış yapıyorumdur belki, belki bu kadar gerçekçi olmaya hiç gerek yoktur. Sonuçta bitecek bu siktiğimin hayatı da bir gün. Eğlenmene bak


Hayat bitecek bitmesine de kendimle yüzleşmelerim bitmek bilmedi be okuyucu. Nasıl, ne zaman bu kadar berbat bir insana dönüştüm de, bu kadar kötülük ettim ben? Şu son 4 sene nasıl geçti, hiç bilmiyorum. Zamanda kaybolmuş bir toz tanesinden ibaretim. Bu kadar çabuk büyümek istememiştim. Hep çocuk kalacakmışım gibiydi onlu yaşlarım. Şimdi yaşımdan hep fazla sıfırları atmaya çalışıp duruyorum. Sıkıldım. Evet. Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum. Zorunluluklardan nefret ediyorum.


4.10.11

Bana Bugün Bir Hal Geldi.

Uzun zamandır içmiyordum. İnanmazsın da sen şimdi, okuyucu. Yok ama valla bayadır içmiyordum. Bugün kaptırdım, güzel de oldu. Biraz kafayı dağıttık, biraz duygusala bağladık falan derken akşamı ettik. Neyse ki tekel gerçeği var. Aldım birkaç bira daha takılıyorum şimdi. Gerçi göğsüm ağrıyor biraz ama aldırmıyorum. Uzun zamandır sağlığıma hiç aldırmıyorum. Ne olursa olsun ameka. Sıkıldım artık, onu düşün, bunu düşün... Olacak olana bir şey yapamıyorsun zaten, oluyor işte.

Neyse daraldım. Yazamayacağım şimdi. Sıkıntılıyım. Telefonları yerküreden silmek istiyorum. Şuan her şeyden nefret ediyorum. Beddua falan da etmek istemiyorum ya, neyse siktir et.

Hayat çok boktan be okuyucu.